İsrâf ve Âhirzamân

“Yiyin, için, fakat isrâf etmeyin.” (A’râf Sûresi, 7:31) Şu âyet-i kerîme iktisada kat’î emir ve israftan nehy-i sarih suretinde gayet mühim bir ders-i hikmet veriyor.
Rivayette var ki, “Âhirzamanın eşhas-ı mühimmesinden olan Süfyanın eli delinecek.”
Allahu a’lem, bunun bir tevili şudur ki: Sefahet ve lehviyat için gayet isrâf ile elinde mal durmaz, israfata akar. Darb-ı meselde deniliyor ki, “Filân adamın eli deliktir.” Yani çok müsriftir.
İşte, “Süfyan israfı teşvik etmekle, şiddetli bir hırs ve tamaı uyandırarak insanların o zayıf damarlarını tutup kendine musahhar eder” diye bu hadîs ihtar ediyor; “İsraf eden ona esir olur, onun dâmına düşer” diye haber verir. (Beşinci Şua)” 
Bu cümleye karşı Kastamonu Lâhikası’nda gelen şu cümle çok dikkatimi çeker: “Sizler, ara sıra, İhlâs ve İktisat Lem’alarını ve bazan Hücumat-ı Sitte risalesini mâbeyninizde beraber okumalısınız. (Kastamonu Lâhikası)”

Hakîkaten âhirzamânın en dehşetli fitnesinin israf damına düşmemek için Risâle-i Nûrların en kuvvetli ve keskin elmas kılıçları “İhlâs ve İktisat Lem’aları ve Hücumat-ı Sitte Risâlesi” olduğu kanâatindeyim. Hem de Üstad Hazretleri bu bahisleri aranızda birlikte okuyun demektedir.

Demek ki en kuvvetli mânevî silahlarımız bu üç Risâledir. O dehşetli fitne en çok riyâya, dünyaya, israfâta ve desise-i şeytânîye cihetinden müslümanları aşılamış ve avlamıştır. Üstad da o kapıları kapatacak reçeteyi ve çareyi bu üç risaleyi birlikte aranızda okuyunuz diyerek o dehşetli fitnelerden muhafaza olacağımızı haber vermektedir.

Riyâyı kesip atacak ve o dehşetli fitnelerden korunmanın en tesirli yolu amelimizde rızâ-i ilâhî olmasıdır. Bu da ancak ve ancak sırr-ı ihlâs ile olur.

O cereyan mâdem israfatı teşvik ediyor ve o cihetten darbe vuruyor o fitneye karşı da en kuvvetli silah olarak İktisat Risâlesi gösteriliyor. İsrâfata en tesirli ilaç İktisat Risâlesi’dir.

Havf (korku), ırkçılık, hubb-u cah (makâm sevgisi), tamah ve tenbellik ve tenperverlik hastalıkları ile bu asırda o mdehşetli cereyan eneleri kuvvetlendirerek kendilerine serfürû ettiren fitneye karşı da Hücûmat-ı Sitte Risâlesi en te’sîrli ilaç olarak bizlere istimâl etmemiz için  gösterilmiş.

İşte bu gaddar ve hasta asrın insanlarına Ku’ânî reçete. İstimâl etmek için aramızda üçünü birlikte hele ki bir tanesini (İhlâs Risâlesi) en az on beş günde bir okumak gerekiyor.

İsraf, hırsı intaç eder. Hırs üç neticeyi verir:
BİRİNCİSİ: Kanaatsizliktir. Kanaatsizlik ise sa’ye, çalışmaya şevki kırar. Şükür yerine şekvâ ettirir, tembelliğe atar. Ve meşru, helâl, az malı terk edip, gayr-ı meşru, külfetsiz bir malı arar. Ve o yolda izzetini, belki haysiyetini feda eder.
HIRSIN İKİNCİ NETİCESİ: Haybet ve hasârettir. Maksudunu kaçırmak ve istiskale mâruz kalıp teshilât ve muavenetten mahrum kalmak, hattâ اَلْحَرِيصُ خَائِبٌ خَاِسرٌ yani, “Hırs, hasâret ve muvaffakiyetsizliğin sebebidir” olan darbımesele mâsadak olur.
ÜÇÜNCÜ NETİCE: Hırs, ihlâsı kırar, amel-i uhreviyeyi zedeler. Çünkü, bir ehl-i takvânın hırsı varsa, teveccüh-ü nâsı ister. Teveccüh-ü nâsı mürâât eden, ihlâs-ı tâmmı bulamaz. Bu netice çok ehemmiyetli, çok câ-yı dikkattir.
Elhasıl, israf, kanaatsizliği intaç eder. Kanaatsizlik ise, çalışmanın şevkini kırar, tembelliğe atar, hayatından şekvâ kapısını açar, mütemadiyen şekvâ ettirir. Hem ihlâsı kırar, riyâ kapısını açar. Hem izzetini kırar, dilencilik yolunu gösterir.عَزَّ مَنْ قَنَعَ ذَلَّ مَنْ طَمَعَ  Kanaat eden aziz olur; tamah eden zillete düşer.”hadisin sırrıyla, kanaat, izzeti intaç eder. Hem sa’ye ve çalışmaya teşcî eder. Şevkini ziyadeleştirir, çalıştırır. Çünkü, meselâ bir gün çalıştı. Akşamda aldığı cüz’î bir ücrete kanaat sırrıyla, ikinci gün yine çalışır. Müsrif ise, kanaat etmediği için, ikinci gün daha çalışmaz. Çalışsa da şevksiz çalışır.
Hem iktisattan gelen kanaat, şükür kapısını açar, şekvâ kapısını kapatır. Hayatında daima şâkir olur. Hem kanaat vasıtasıyla insanlardan istiğnâ etmek cihetinde, teveccühlerini aramaz. İhlâs kapısı açılır, riyâ kapısı kapanır.( On Dokuzuncu Lem’a)
Bâkî ÇİMİÇ
bakicimic@hotmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir