Resâili’n-Nur’un merkez-i intişarı: Barla

Resâili’n-Nur’un merkez-i intişarı: Barla

Bir hafta boyunca(19-25 Temmuz 2015 tarihleri arası) dört âile olarak(17 kişi) Risâle-i Nur okuma programı yaptığımız Barla ile ilgili düşüncelerimiz ve Barla’nın Risâle-i Nur’daki yeri ve mahiyeti ile ilgili tespitlerimizi paylaşmak istedik…

Barla; Bedîüzzamân Saîd Nursî Hazretleri’nin sekiz yıl sürgün olarak kaldığı ve Risâle-i Nur Külliyatı’nın büyük bir kısmını te’lîf ettiği yerdir. Çünkü, Risâle-i Nur’un birinci medresesi ve te’lîf yeri olan Barla[1]dır.

Barla; İslâmiyet güneşinin söndürülmeye çalışıldığı bir dönemde insanlık âlemine Kur’ân güneşinin tulû ettiği bahtiyâr beldedir. Bediüzzaman Hazretleri “Onlar beni bir köyde mahpus zannediyor. Zındıkların rağmına olarak, bilâkis, Barla kürsî-i ders olup, Isparta gibi çok yerler medrese hükmüne geçti.”[2] Diyerek Barla’nın Kur’ân’ın nurunun bütün insanlığa neşreden kürsî-i ders olduğunu beyan ediyor. Böylece “Bütün onların bu tazyikat ve istibdatları, envâr-ı Kur’âniyeyi ışıklandıran gayret ve himmet ateşine odun parçaları hükmüne geçiyor, iş’âl ediyor, parlatıyor.”[3] ifadeleri ile Risâle-i Nur’un fütuhatına işaret ediyor.

Barla; taşıyla, toprağıyla, bitkisiyle, hayvanıyla ve en önemlisi de insanlarıyla Üstadımıza hanesini, bağını ve bahçesini açan değerli bir beldedir. Barla, ahirzaman asrında Üstadımıza gönlünü ve kalbini açan mânevî iklimleri yaşatan bir yerdir.

Barla, âlem-i insâniyetin karanlıklardan nura çıkışına vesîle olan Kur’ân’ın mânevî derslerinin te’lîf edilmeye başladığı bir menzildir. Aynı zamanda Barla, birinci medrese-i Nuriye şerefini kazanmıştır.[4] Ayrıca “Isparta vilâyeti sekiz seneden beri Risâle-i Nur’un müellifini sinesinde saklamıştı ve Barla gibi şirin bir nahiyesinde, Cenab-ı Hakkın lütuf ve keremiyle muhafaza etmişti.”[5]

Barla, Üstadın âleminde Yıldız Sarayları’na değiştirilmeyecek kadar önem arz eden ve vazgeçilemeyen bir mekândır. Barla, karış karış her karesiyle Üstadı hatırlatan ve mânen O’nu yaşatan bir menzildir. Üstadın Birinci Şua’daki ifadesiyle “Resâili’n-Nur’un merkez-i intişarı”[6] konumundadır. Ayrıca Üstadın “ikinci vatanım sayılan Barla”[7] dediği yerdir.

Barla, ehl-i imanın mânevî imdadına gönderilen Risâle-i Nûr Külliyatının te’lîf edilmeye başlandığı ilk merkezdir. Barla, millet-i İslâmiyenin, hususan Anadolu halkının başına gelen dehşetli bir dalâlet ve dinsizlik cereyanına karşı, Kur’ân’dan gelen bir hidayet nurunun, bir saadet güneşinin tulû ettiği beldedir.

Barla, rahmet-i İlâhiyenin ve ihsan-ı Rabbanînin ve lûtf-u Yezdânînin bu mübârek Anadolu hakkında, bu kahraman İslâm milletinin evlâtları ve âlem-i İslâm hakkında, hayat ve mematlarının, ebedî saadetlerinin medarı olan eserlerin lemean ettiği bahtiyar yerdir.[8]

Barla, Kur’ân’ın mânevî bir mucizesi, dersi ve tefsiri olan Risâle-i Nur Külliyatı’nın ekseriyetinin te’lif edildiği ve Üstad Bediüzzamân Hazretleri’nin tarifiyle “şu Isparta vilâyeti, eski zamanın Şam-ı Şerifinin mübârekiyeti”[9] ndedir dediği bir şerefe mazhar olmuş beldedir. Çünkü bu mübârekiyet sırlarla doludur. Ahirzaman asrının sırlarını taşır. Şam ve Çam isimleri bu sır perdesini daha da perçinlemektedir. Mânevî canipte tezahür eden, ancak sırr-ı imtihan ve hikmet-i ibram hakikatleriyle perdeli hadiselerin yaşandığı yerdir.

Bediüzzaman Hazretleri “Risâle-i Nur’un birinci medresesi ve tarlası olan Barla karyesine, yirmi beş senelik bir mufarakattan sonra, aynen meskat-ı re’sim Nurs karyesine karşı olan sıla-i rahimden daha ziyade bir sâikle geldim.”[10] demektedir. Eserlerinde ”Hakîkaten ben, Barla’ya ve o zamana gitmiş kadar sevindim.”[11] ifadelerine de yer verir. Mâşaallah, Barla, birinci medrese-i Nuriye olduğunu hissetmeye başlamış.”[12] İfadeleriyle Barla’nın mahiyetine ışık tutar.

Ne mutlu Barla’dan doğan Kur’ân güneşine muhatap olanlara ve o güneşi bütün insâniyete ulaştırmaya çalışanlara. Çünkü bu güneş insanlığı karanlıklardan aydınlığa çıkarıyor. İnsanlığa sâadet ve huzur getiriyor. Bu güneş önce insanların mânevî kalblerinde ma’kes buluyor, sonra da fevc fevc insâniyetin muhtaç gönüllerinde te’sir ediyor elhamdülillah.

Abdülbâkî ÇİMİÇ
bkicimic@hotmail.com

http://www.feyzinur.com

[1] Tarihçe-i Hayat,2013,s.1033

[2] Mektubat,2013,s.608

[3] Mektubat,2013,s.608

[4] Emirdağ Lahikası-I

[5] Barla Lahikası

[6] Şualar,2013,s.1090

[7] Emirdağ Lahikası-I

[8] Tarihçe-i Hayat,2013,s.240

[9] Lem’alar,2013,s.407

[10] Mesnevî-i Nuriye – Nur’un İlk Kapısı – s.1374

[11] Emirdağ Lâhikası-I

[12] Emirdağ Lâhikası-I

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir