Dâire-i vücûb, hiçbir zaman değişmeyen ve mümkinâttan olmayan âlemler, Allah’ın isimleri ve sıfatları gibi; yani ilâhlık dâiresi olarak bilinir. Dâire-i imkân ise, imkân âlemi; kâinat dâiresidir. “İmkân, var olmakla olmamanın eşit olmasıdır. Yaratılan her şey imkân dairesinde yer alır. Yani var olarak gördüklerimiz olmayabilirlerdi veya çok daha farklı hususiyetlerde olabilirlerdi. Eşyanın varlığı kendi zatından olmayıp Allah’ın […]
Etiket: zahir
Zâhir ve bâtında gidenler
Her şeyin biri zâhir, biri de bâtın; yâda biri dış, biri de iç olmak üzere iki ciheti var. Dâire-i İsm-i Bâtın ile dâire-i İsm-i Zâhir, içice ve karşı karşıyadırlar. “Zâhir ile bâtın arasında müşâbehet(benzerlik) varsa da, hakîkate bakılırsa aralarında büyük uzaklık vardır.”[1] Beşerin kısm-ı küllîsi, zâhirde gidiyor. Zâhire meftûn ve kışırda kalıyor. Mesela; kestanenin zâhiri […]