Yetişkinler Okuma Programından Düşünceleri

IMG_20140712_232854Yetişkinler Okuma Programından Düşünceleri

Orta Karadeniz Bölgesi 4.Yetişkinler Risale-i Nur Okuma Programı 6-13 Temmuz 2014 tarihleri arasında Tokat’ta tamamlandı. Programa katılan yetişkilere program ile ilgili düşüncelerini, tekliflerini, programın süresini ve devam edip etmemesini sorduk. Ayrıca müzâkereli yapılan okumalar ile ilgili düşünce ve tekliflerini aldık. Gelecek senelere ve bu tür programları yapmak isteyen mahallere numune olmasına vesile olur ümidiyle yaptığımız röportajları paylaşıyoruz. Röportajımızla sizleri baş başa bırakıyoruz.

Ahmet Kara: Yetişkinler Risale-i Nur Okuma Programına dört senedir(bu dördüncüsü) katılıyorum. Çok istifade ettiğimi söyleyebilirim. Bazen kafama takılan meselelerin bu okuma programlarında açıklığa kavuşturulduğunu düşünüyor ve anlıyorum. Güncel konular tespit edilip, cemaat içinde inşikaka sebebiyet veren konular üzerinde tahşidat yapmak gerekir. Özellikle siyâsî meselelerde birlik ve beraberliğin sağlanması konuları önemli. Bu programın fiilen on(10) iş gününü kapsamasını düşünüyorum. Geliş-gidişlerin bu iş gününün dışında tutulması gerektiğini düşünüyorum. Süre ne kadar uzun olursa o kadar iyi olur. Azami 15 gün de olabilir. Bu programın devam etmesini can-ı gönülden arzu ediyorum. Çünkü bana ufuk veriyor, şevk ve gayret veriyor. Risale-i Nur’u okumaya daha çok vesile oluyor. Cemaat içersinde îmânî konularda herhangi bir ayrılık olmuyor. Ayrılık içtimâî ve siyâsî konularda meydana geliyor. Münâzaralı ders çok faydalı ve istifadeli oluyor. Akla takılan veya yanlış yorum yapılan hususlar açıklığa kavuşuyor. Münâzaralı derslerde konular önceden tespit edilip, program başlamadan evvel katılımcılara ulaştırılırsa, hazırlıklı olarak gelmesi sağlanırsa, daha faydalı olacaktır. Ayrıca bu programlarn kardeşleri tanıma, samimiyeti ve uhuvveti artırdığı kanâatindeyim.

Nurullah Çetinkaya: Şahsen çok istifadeli oldu. Herkes için faydalı olacağını düşünüyorum. Bir haftalık bu program benim için bir yıllık verimli ve randımanlı oldu. 1969-1970 Ankara’da eski Maltepe’de vakıflarla beraber kalırken, herkesin yeni çıkan gazetemiz ”YENİ ASYA”yı alması, okuması ve tavsiyesi durumunu bu program hatırlattı. Hizmetlerimizin esasının mütalâalı ve münâzaralı dersler olduğunu ifade edebilirim. Senede bir defa çok az ve yetersiz. Bunu şubat tatili ve hafta sonları, bunlara ilaveten tatil günlerini birleştirerek uygun yerlerde icra edebiliriz. Bu programın devam etmesini istiyorum. Şimdiye kadar iştirak ettiğim programların en verimlisi oldu. Bu programları esnaflar, öğrenciler vb için de icra edebiliriz. Program çok istifadeli oldu. Daha da verimli olması için en azından bir dahaki seneye herkesiz derslerine çalışıp gelmeleri, anlamadıkları yerleri not alarak bu programda hem kendimizin hem de kardeşlerimizin anlamasına vesile olabiliriz.

Harun Cerme: Güzel bir gelişme. Risale-i Nur’u anlamada güzellikler vücuda geliyor. Münâzarât’ın müzâkeresi çok güzel. Ramazanda mahalli sıkıntılar vücuda gelebileceği düşüncesiyle programın ramazan dışına alınması kanâatindeyim. Münâzarât açıklamalarının kaleme alınması gereklidir. Mevcut bulunanların yemek vs. işlerde yardıma iştiraki sağlanmalı. Okuma aralarına on dakika ara konulmalıdır. Münâzarat’ın bütün dinleyicilerce takibi sağlanmalıdır. Programın süresi yeterli değil. Program müfritâne irtibatın gelişmesi için önemli. Ramazan biraz zorluyor. Tokatlı ağabey ve kardeşlere teşekkür ederim; hepsinden Allah razı olsun.

Selim Çepni: Bir arada olmak, aynı düşünceleri paylaşmak (zaman zaman farklı görüşler olsa dahi) insanın ufkunu açıyor. Programa gelmeden önce Münâzarât eserini en az bir defa okusaydım, Köprü dergisinde konuyla ilgili sayıyı tekrar okusaydım daha verimli olacağım kanâatindeyim. Programa ön hazırlıklı olunması, konunun bütünlüğünün konulması, katılanların düşüncelerinin yanında değişik kaynaklardan da faydalanılması gerektiğin düşünüyorum. Programın süresi bence yeterli, devam etmesini istiyorum. Münâzaralı dersler teknik açıdan geliştirilmeli. İnsanları maddi ve mânevî açıdan tatmin edici olmalıdır. İfrat ve tefritten kaçınmak şartıyla…

Mehmet Karabudak: Bölgemiz istişare heyetinin aldığı karar gereği yaptığımız Risale-i Nur okuma programı bir ihtiyacın gereğiydi. En azından programa gönderdiğimiz öğrenci kardeşlerin şevklenmelerine katkısı olabilmesi, lisân-ı hâl, lisân-ı kalden daha tesirlidir hükmünce hüsn-ü misal olacaktır. Biz yetişkinlerin de gündelik işlerin arasında sıkışıp ihmal ettiğimiz, mahrum kaldığımız bir güzelliği yaşamış olduk. Bu tür programların diğer bölgelerimizin istişarelerinde de görüşülerek gündeme alınıp icra edilmesi bölgelere canlılık kazandıracak, şevk verecektir. Program süresi şu anda yeterli gözüküyor. Programın devam etmesini istiyorum. Fertte olmayan cemaatte vardır hükmünce farklı bakış açılarıyla hâsıl olan ortak anlayışa, yorumlara sebep olabilir. Anlayışımıza yeni ufuklar açar. Programın devamını istememdeki sebeplerden dolayı çok faydalı olacağı kanâatindeyim. Teklifime gelince münâzaralı yapılacak kısımlar önceden tespit edilip (kitaplarımız da dahil) konuya hazırlıklı gelinebilir. Programa katkılarından dolayı Tokatlı ağabeylere teşekkür ederim.

Ramazan Uyanık: Ben dördüncüsünün yapıldığı bu programa ilk defa katıldım. Risale-i Nur’lar Kur’ân’ımızın mânevî bir mucizesi ve ilaç gibi bir tesiri olduğunu biliyoruz. Bu eserleri bu tür programlarda birlikte okumak, gerek şahsi okumalarda gerekse müzâkereli ve münâzara şeklinde okumak gerçekten çok verimli ve meseleleri daha iyi anlamada hakikaten çok katkı veren bir uygulama diye düşünüyorum. Ayrıca diğer illerden katılan (Samsun, Ordu, Çorum) kardeşlerimiz ve ağabeylerimizle daha yakından tanışmak ve özel bir hukukumuzun oluşması da Allah için güzel bir şey. Programın ramazan ayında olması mânevî yönden çok kârlı ve faydalı olmasıyla birlikte müzâkereli derslerin daha verimli olur düşüncesiyle ramazan dışında da bu tür programların uygulanması iyi olur diye düşünüyorum. Programın süresi yeterli. Yol hariç yedi gün olması daha iyi olur. İl dışından katılanla da düşünüldüğünde sürenin daha fazla olmaması iyi olur. Kesinlikle program devam etmeli. Gerçekten çok faydalı ve katkısı büyük. Yetişkinlere bu tür programların yapılması gerekli olduğuna kanâat getirdim. Hepimiz toplum hayatında yaşayan fertler olmamız itibariyle sosyal, içtimâî ve siyâsî meselelerle iç içeyiz. Bu meselelerle sağlam, sağlıklı ve ilkeli; bu meselelerin ilmi yönünü Üstat Hazretleri’nin Münâzarât isimli eserini tahlil ederek müzâkere etmek fevkalade bir şey. Bunu çok önemsiyorum. Bu tür okumaları diğer konularda da ama önceden (en az bir ay önce) program belirlenirse hazırlıklı gelinir. Zaman daha iyi kullanılabilir. Münâzaralı ders mutlaka olmalı. Çok çok faydalı bir metot diye düşünüyorum. Organize edenlerden Allah razı olsun.

Hayrettin Temiz: Yetişkinler veya gençler okuma programı hepsi de güzel faaliyetler. Yüce kitabımızın ilk emri olan ‘okumak’ insanın bu dünyaya gönderilmesinin muktezasıdır. Çünkü insanın yaratılış gayesi Rabbini tanımak ve ona itaat etmektir. Okumak olmazsa insanlar yaratanını gerçek manada tanıyamazlar. Bu açıdan baktığımızda bu zamanda, felaket asrında hakaik-i imaniyeyi ve Kur’âniyeyi bize ders veren Kur’ân’ın mânevî bir tefsiri olan Risale-i Nur’ları okumaktan daha güzel ne olabilir? İnşallah bu okumaları hayatın ve hayatımızın bütün safhalarına yayarak son nefesimize kadar okumayı yüce Rabbimden niyaz ediyorum. Program güzel geçiyor, vaktin nasıl geçtiğini bile anlamıyoruz. Kardeşlerimizin meziyetlerinden, bilgilerinden istifade ediyoruz. Bu şekil programların gençler arasında da yayılarak devam etmesi gerekmektedir. Programın süresi yetişkinler için yeterli olabilir. Gençler için daha uzun ve kapsamlı, sportif faaliyetleri de içine alacak şekilde olmalıdır. Bu programın her sene ramazan ayı dışında değişik mekânlarda devam etmesini arzuluyorum. Münâzaralı dersler elbette çok yararlıdır. Yalnız daha önceden hazırlıklı olarak konular tespit edilecek, mütehassıs ve gençler ve yetişkinler karma olarak yapılmasında yarar mülahaza ediyorum. Gençlerimiz mutlaka okuma programlarına göndermeliyiz. Okuma programlarında işin ehli kişilerin bulunması gerekmektedir. 

Ahmet Bozkurt: Programın gayet verimli geçtiği kanâatindeyim. Kafamdaki bazı istifhamlara cevap buldum. Programın daha yoğun olmasını ve bu programın uygulamasına başlamadan önce hangi kitaplardan müzâkereli ders yapılacaksa belirlenip ona göre hazırlıklı olarak gelinmesi iyi olur. Programın ramazan dışında olmasının daha iyi olacağı kanâatindeyim. On gün olsa daha iyi olur. Programın devam etmesi kendi açımdan faydalı olacak diye düşünüyorum. Münâzaralı derse daha hazırlıklı olarak katılmış olsak daha iyi olacak. Yine de çok faydalı olarak geçtiğini düşünüyorum.

Azam Yazıcı: İnsan sürekli eğitime ve yenilenmeye muhtaçtır. Eğitim denilince genelde aklımıza çocuklar gelir. Çocukları eğitecek büyüklerin de eğitimden geçmesi, sürekli okuyarak kendisini yenilemesi, bilgisini artırması lazımdır. Kur’ân tefsiri olan Risale-i Nur’ları okumak, mütalâa etmek için bir araya gelmek, ramazan ayının feyzinden istifade etmek çok çok manidar, manidar olduğu kadar da güzel. Bu programın icrasında emeği olan ağabeylerimizi tebrik ediyorum. Allah onlardan ebediyen razı olsun. Programa uzaktan ve yakından katılan kardeşlerimi de tebrik ediyor ve teşekkürlerimi sunuyorum. Bu tür programların yılda en az iki defa yapılmasını can-ı gönülden istiyorum. Büyük bir hazine olan Risale-i Nur’u okumak, anlamak ve mütalâa etmek için bu programlar devam etmelidir. Münâzaralı dersler, programın en önemli; hatta en ihtiyaçlı bölümüdür. Çünkü programa katılan kardeşler, okunan kısımlar hakkında fikir ve düşüncelerini açıklayınca ortak bir anlayış, kavrayış meydana çıkıyor, maksat hâsıl oluyor. Bunun için münâzaralı derslere daha fazla zaman ayrılmalı.

İlhan Koçgöz: Program oldukça faydalı ve verimli geçti. Her yıl devam etmesi mânevî şarj açısından oldukça önemli. Katıldığım programdan çok istifade ettiğimi belirtmek isterim. Siyâsî, içtimâî meselelerin müzâkeresi bizi kendimize getirmekte. Program, hava şartlarına göre açık havada yapılabilir ve video slâytlarla desteklenebilir. Bu programa her il, ilçe kendi mahallinde devam etmeli. Kendimi şarj olmuş, ifrat ve tefritten kurtarmış olarak görüyorum. Kitap ve konular önceden belirlenirse herkes hazırlanmış olur.

İbrahim Kaya: Öncelikli önerim bizim bölgede uygulanan bu programın diğer bölgelerde de uygulamaya geçmesi, nisalara ve gençlere de uygulanmasıdır. Sizlerin de bildiği gibi yetmişli yıllardan beri cemaatimiz içinde ihtilaflar geniş dairedeki içtimâî ve siyâsî meselelerden çıkıyor. Bu konuların özünü teşkil eden Münâzarât okunsa da yorum farkları yapılabilir. Fakat Emirdağ Lahikası ikinci cildinin bu konuları daha açık ve yoruma fazla mahal olmadan açıklamaktadır. Konuları müzâkere ederken katılımcılara senin bu konuda görüşün nedir sorusunun sorulması, arada bir görüş bildirilse de fikir kaynayıp gidiyor. Ayrıca müzâkerelerden hâsıl olan özet bir görüş oluşturulup kaleme dökülmesi illere götürülüp paylaşılması güzel olur. Buna mümasil okuma programlarında orijinal görüşler bölgelerde paylaşılıp misal oluşturulmalıdır. Yanlış anlaşılır mülahazasıyla Risale-i Nur’un meslek ve meşrebinden taviz verilmemeli. Programın daha rahat (hem maddi hem mânevî) ramazan harici yapılmasını öneriyorum.

Süleyman Alıç: Yetişkinler okuma programının Üstadımızın “Alim-i mürşid koyun olmalı; kuş olmamalı” “Nefsini ıslah etmeyen başkasını ıslah edemez” hitapları çerçevesinde değerlendirirsek bunu başta hizmet erbabının yapması ve sonra alttan gelen gençlere söylemesi gerekir. Yani evinden, ailesinden ayrılarak beş-on gün sadece Risale-i Nur’ları okuyarak hizmetle meşgul olmak nasıl bilinmeli? Yoksa okuyun – hizmet edin demek kâfi değildir. Bu açıdan ben bu okuma programlarımızın çok çok önemli olduğunu ve de alttan gelen gençlere de hüsn-ü misal olacağını düşünerek tüm illerde ve bölgelerde yapılmasını arzu ediyorum. Ayrıca programın yapıldığı hizmet mahallindeki hizmet erleri de bir çaba, bir gayret bir şevk içine girerek güzel bir harekete sebep oluyor. Rabbim bu programlarımızı daim eylesin ve de her yerde yapılmasını nasib eylesin. Bundan sonraki programlara geçmişte üstadımız ve ağabeylerle ilgili hatıralar anekdotlarla ilgili bir zaman ayrılmalı ki hem unutulmuş güzel hatıralar canlansın, hem de şevke medar olsun. Şahsi risale okumaya bir saat zaman daha eklenmeli. Bazen şiirlerle program şenlendirilebilir. (Hizmetle ilgili olmak kaydıyla) Programın süresi yedi gün olarak gayet normal. Programın devam etmesini istiyorum. Çünkü seney-i ömrümüzün bir haftasını hizmete vakfetmek paha biçilmez bir kârdır. Ağabeylerle tanışmak, görüşmek, karşılıklı birbirimize anlamak ve ileride su-i zana sebep olacak söz ve davranışların önüne geçer. Münâzaralı derslerde fikir beyanında bulunmayan ağabey ve kardeşlerin fikirlerinin özellikle alınmasında fayda var. Hem fikirlerini söylerler hem de zihinleri harekete geçirirler. Müzâkereler, konu dışına çıkarılmamalı. Tokatlı ağabeylere yaptıkları hizmetlerden dolayı teşekkür eder, Allah razı olsun deriz.

Mustafa Derindere: Şu zamanda kimyası bozulan insanlığın vâaz-ı nasihatin dahi kâr etmediği, haram-helalin birbirine karıştığı, günahların, belaların ve musibetlerin sel gibi aktığı bu zaman diliminde insanlık nevinin en pakı, kâinatın efendisi Peygamber Efendimizinin(asm) İ’câz-ı Kur’ân’ı beyan et emrine masadak olan Mehdi-i Âzam, Üstad Bediüzzaman Hazretleri’nin Medresetüd’zehra adını verdiği bu ulvî mekânlarda Risale-i Nur şakirtleri ve ulum-i talebenin Risaletü’n Nur tedrisatında, benim gibi garib ve günahkâr birinin bu medresede Kur’ân ve Risale-i Nur derslerine iştirakini nasip eden, böyle bir lütfu bahşeden Cenâb-ı Erhamürrahimime sonsuz hamd ve şükürler olsun. Yapılacak olan programların hizmet-i Kur’âniyede çalışan Risale-i Nur talebelerinin şevklerini artırmasını Allah’tan niyaz ederim. Maddi ve mânevî şartlar müsbet manada yeterli olursa programın süresi uzatılabilir. İnşâallah hadis-i şerifte burulduğu gibi “İki Müslüman bir araya geldiklerinde üçüncü kişi ben olurum.” Diyen Peygamber Efendimizin(asm) sünneti ifa edilmiş olunur. Üstad Hazretleri de ifrat derecede bir araya geliniz diyor. Öyleyse programların devamı sağlanmalıdır. “İhtilaf-ü ümmeti rahmetün.” Hadis-i şerifine masadak olmak için hayırların en hayırlısı olması gerek. Günümüzde Münâzarât misüllü derslere şiddetli ihtiyacın olduğu kanâatindeyim. İnşâallah devamı gelir.

Metin Erkişi: yetişkinlerin sorumlulukları gençlere nazaran daha fazla. Ailesine, çocuklarına, evine ve çevresine karşı daha fazla sorumluluk taşımaktalar. Bütün bu sorumluluklar insanın kendisine karşı olan mânevî sorumluluklarını gölgeleyemez ve gölgelememeli. Bilhassa ziyadeleştirilmelidir. Öyle ise artan ve ağırlaşan bu sorumlulukların altında zorlanan nefislerimizi daha güçlendirip şevke getirmek, gelişen ve değişen zamana karşı daha donanımlı hale gelebilmek, sosyal ve siyasi çalkantılar karşısında olaylar akla ve mantığa (Risale-i Nur’a) uygun bit şekilde yorumlayıp görebilmek ve ona göre duruş sergileyebilmek çerçevesinde aydınlatıcı olabilmek adına geç kalmış, az ve öz bir program. Programın ilk gününde nefsim biraz zorlandı. Neden bazı hizmet eder görünenlere karşı bu kadar haksızlık yapılıyor diye. Ancak Münâzarât’a yeterince ağırlık vermediğimizi anladım. İlerleyen günlerde ise yapılan dersler netice verdi ve kardeşlerin ne kadar yerinde ve isabetli yorumlar yaptığını gördüm. Bu tür programlar bir takvim dâhilinde her bölgede yaygınlaştırılabilir mi? Ben bu yıl ilk kez katılıyorum. Süresi bana göre bir başlangıç olarak yeterli. Ancak ilerleyen yıllarda mihmandarların durumu göz önüne alınarak, onların yükü hafifletilerek daha fazla bir zamana yayılabilir. Öyleyse daha geniş katılımlarla programın süresi uzatılabilir. Münâzarât dersleri o kadar verimli, akıcı geçiyor ki eleştirecek hiçbir yerini göremedim. Daha fazla müzâkere yapılabilir demekle iktifa ediyorum. Programın her safhasında emeği geçen ağabey ve kardeşlerden Allah razı olsun.

Abdülbâkî ÇİMİÇ

bkicimic@hotmail.com

http://www.feyzinur.com

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir