Madem toprak kesâfeti itibariyle en câmi’ masnuât-ı ilâhiyeye menşe ve medâr ise; aynen öylede kesâfetli olan nefs-i insâniye; sırr-ı câmiiyet itibâriyle, tezekkî etmek şartıyla bütün letâif-i insâniyenin fevkıne çıkabilir. “Meselâ, hava âyinesinde, yalnız şemsin zayıf bir ziyâ’sı görünür. Su âyinesinde şems ziyâ’sıyla görünürse de elvân-ı seb’ası görünmüyor. Fakat toprak âyinesi, çiçeklerinin renkleriyle, şemsin ziyâ’sındaki yedi […]
Etiket: hafa
Meziyetin varsa hafa türâbında kalsın
“Kardeşlerinizin meziyetlerini şahıslarınızda ve faziletlerini kendinizde tasavvur edip, onların şerefleriyle şakirâne iftihar etmektir.”[1] İhlâs Risâlesi’nin üçüncü düsturu bu paragraftaki hakikatlerle başlar. Çok mühim düsturları ihtiva eder. Kardeşlerimizin meziyetlerini şahıslarımızda tasavvur edebiliriz. Kardeşlerimizi hizmet-i imaniye ve Kur’âniyede kendimizden daha meziyetli görebiliriz. Hatta onların meziyetlerini kendi şahsımızın meziyeti olarak kabul edip, o meziyetlerle iftihar da edebiliriz. Risâle-i […]