Bedîüzzamân ve Derviş Vahdetî

Derviş Vahdetî, 1869’da Lefkoşa’da doğmuş, 19 Temmuz 1909’da İstanbul’da 31 Mart Hâdisesi nedeniyle yakalanıp yargılandığı mahkemece, 25 Haziran 1909’da idama mahkûm edilip 19 Temmuz 1909’da Ayasofya Meydanı’nda idam edilmiştir. Asıl adı Derviş’tir. Vahdetî mahlâsını yazılarında kullanmıştır. “Derviş Vahdetî’nin babası pabuççu esnafından Kıbrıslı Mahmut Ağa’dır. Nakşî Tarikatı’na mensup olan Vahdetî, 20 yaşlarında İstanbul’a gelmiştir. Burada iki […]

İttihâd-ı Muhammedî ikidir

Bediüzzaman Hazretleri İttihâd-ı Muhammedî’yi ikiye ayırır.[1] Eski Sadi Dönemi Eserleri’nden olan Makâlat’ta verilen vehim ve irşad şöyledir: Vehim: “Siz cem’iyyetinize İttihâd-ı Muhammedî unvânını vermişsiniz. Bundan, sureten müntesib olmayanlar evhama düşüyorlar. Başka bir unvâna tebdil etseniz ne olur?” İrşad: İttihâd-ı Muhammedî ikidir: Biri, aksa’l-maksaddır ki, umûm mü’minler imân ile dahildir. Diğeri, onun tezahür ve tecellisine bilfiil […]

İttihâd-ı Muhammedî Cem’iyyeti’nin nizâmnâmesi ve idâre âzaları

Volkan Gazetesi 3 Mart 1325/16 Mart 1909 tarih ve 75.sayısında; İttihâd-ı Muhammedî Cem’iyyeti’nin Nizamnamesini şöylece vermiştir. Madde-1: Cem’iyyeti’n Reisi Hazret-i Muhammed Mustafa (S.A.V.)’dir. Madde-2: Cem’iyyeti’n ismi “İttihâd-ı Muhammedî Cem’iyyeti”dir. 1327 sene-i hicriyesinde Dâr’ülhilâfede teşekkül etmiştir.

İttihâd-ı Muhammedî Cem’iyyeti’nin kuruluş gayesi

Bediüzzaman, başlangıçta kurucu olarak değil, ancak daha sonra üye listesinde 8.sırada bulunarak mensubu olmayı şeref kabul ettiği İttihâd-ı Muhammedî Cem’iyyeti’nin kuruluş gayesiyle ilgili olarak o zamanlarda çeşitli vesilelerle sudur eden beyanları, bu konuyu sarahatle aydınlattığı gibi; tarafsız birçok tarihçilerin tespitleri de onu te’kid etmektedir. “Bu Cem’iyyet, bazı kaynaklarda bilinenin aksine, Volkan Gazetesinde yayınlanan İtihâd-ı Muhammedî […]

İttihâd-ı Muhammedî ismi tahsis ve tahdit kabul etmez

Bediüzzaman, “İttihâd-ı Muhammedî” gibi içinde mübarek ve kudsî isimlerin, tâbirlerin geçtiği teşekküllerin dünya işlerine ve siyâset cereyanlarına bulaştırılmasının, âlet ve tâbi edilmesinin zararlarını söylerken, bir yandan da, bu gibi mukaddeslerin umûmun malı olduğu ve cihanşümûl değerler taşıdığını her vesileyle nazara vermeye çalışmıştır. İşte, bu cihetle “İttihâd-ı Muhammedî” ruhunu da ihtiva eden “İttihâd-ı İslâm” ile ilgili […]