Âhirzamanda Âilenin Genç Ferdi

Âhirzamân müddeti uzun bir zaman dilimidir. Biz bir faslındayız. Fitne ve fesâdın en şiddetli olduğu bir zaman aralığının adıdır âhirzamân. Bunun için bin üç yüz sene zarfında emr-i Peygamberî ile bütün ümmet o fitneden istiâze etmiş. Bir kısım rivayetlerin işaretiyle bu meş’um asır beşer tarihinin en dehşetli fitne ve fesadının yaşandığı bir asır olarak görülüyor.

İrade, zihin, his ve latife-i rabbaniye

İrade, zihin, his ve latife-i rabbaniye Bediüzzaman ‘irade, zihin, his, latife-i rabbaniye’den bahseder. Bunlar aynı zamanda vicdanın anâsır-ı erbaası(dört unsuru) ve ruhun dört havassıdır. Bu dört hissin her birinin bir gayâtü’l-gayâtı (asıl gayesi) vardır. Allah’a hakîki kulluk ve takva bu dört hassayı şu mecralarda yürütmekle mümkün olur: 1. İradenin gayâtü’l-gayâtı; İbadetullahtır. İrade ibadet etmek için […]

Kuvve-i Gadabiye

Kuvve-i gadabiye “Bir adamın kuvve-i gadabiyesi olan dâfiası ve kuvve-i şeheviye olan cazibesi olmazsa ölmüş olmuş olur ve hayy iken meyyittir.”[1] Demek ki dafia kuvvesi olan kuvve-i gadabiye, insanın ruhunun yaşayabilmesi için elzem bir duygudur. Bu hakîkate binaen ruhun yaşayabilmesi ve insanın hayatını devam ettirmesini sağlayan üç temel kuvvet vardır. Bunlardan birisi de zararlı şeyleri […]

Hissiyât-ı İnsâniye

Hissiyât-ı insâniye “Hissiyât güzel olursa, efkâr da müstakîm olur.”[1] İnsanın hissiyâtını ve efkârını münevver yapan muharrik, hiss-i dîndir. Hiss-i dîn ile en âmî ve cahil de olsa efkârı nurlanmış bir aydın gibi hassas olur ve o hiss-i dînden hislenir. Her bir hissin, bir yıldız gibi yükselmesi ve inkişâf etmesi için hiss-i dîn ile metezeyyin olması […]