Kuvve-i Hayâliye

 Kuvve-i Hayâliye Kuvve-i hayâliye, mâhiyet-i insâniyenin bir hizmetkârıdır. Bâtınî bir hasse, hattâ insaniyetin bir kuvâsı ve hâdimidir. Ancak bu hizmetkârı dünya lezzetleri tatmin edemez. Mâhiyet-i insâniye, ebediyetle fıtraten alâkadardır. Bu alâkadarlık cihetiyle de özellikle kuvve-i hayâliye dünyaya sığmamaktadır. Ancak insanın kuvve-i hayâliyesi îmânın meyvelerinin lezzetiyle mesrur olabilir. İnsanın, emelleri, arzuları ve elemleri ve belâları dairesi, gözü, […]

Tevehhüm

Tevehhüm Tevehhüm;  vehim ve evhamlanmaktır. Az bir tehlike ihtimâli olsa da çok korkmaktır. Yok olanı var zannetmekle ye’se ve korkuya düşmektir. Aslında olmayan bir şeyi var kabul ederek ümitsizliğe düşmek; yok olanı var zannetmekle kafada kurma ve kuruntuya kapılmaktır. Esassız ve yanlış düşüncelere kapılarak rahatsız olmaktır. Bazen de saçma bir hezeyandır. Tevehhüm, evhamın tahakkümüyle ve […]

Dimağda Merâtib-i İlim Muhtelifedir

Dimağda Merâtib-i İlim Muhtelifedir Bediüzzaman Hazretleri “muhabbet kalbde ve akıl dimağdadır; elde ve ayakta aramak abestir.”[1] der. Hem de “kulağın dimağa karabeti ve akıl ile sıla-i rahmi vardır.”[2] tespitini de aktarır. “İnsan yalnız cesetten ibaret değil; cesedi beslemek için kalb, dil, akıl, dimağ”[3] gibi hasseler ve duygular ile donatılmıştır. Dimağ, akıl ve şuur aleti olarak […]