Ey Tâlib-i Hakîkat!

“Bütün Sözler’de konuşan ben değilim. Belki, işârât-ı Kur’âniye namına hakîkattir. Hakîkat ise hak söyler, doğru konuşur.”[1] İşte Bediüzzaman’ın hak ve hakîkat için söylediği mühim sözler. Ayrıca Bediüzzaman kendi sözlerinin mihenge vurulmasını tavsiye eden bir müceddittir. Çünkü o bir hakîkat kahramanı, hak ve hakîkatin sarsılmaz bir müdafidir.

Taassub, tadlil-i gayr, safsata

“Müyûlât [meyiller] muhtelife olduklarından, taraftarlık hissi, herşeye parmak vurmakla ihtilâfatla ihtilâl çıkarıldığından, hakîkat ise kaçıp gizlenirdi. Hem de istibdad-ı hissiyatın[hislerin baskısı ve tahakkümünün] seyyielerindendir ki: Mesalik[meslekler] ve mezahibi[mezhepleri] ikâme edecek, gâliben taassup veya tadlil-i gayr veya safsata idi. Hâlbuki üçü de nazar-ı şeriatta mezmum [zemmedilen, aşağılanan] ve uhuvvet-i İslâmiyeye ve nisbet-i hemcinsiyeye [insanın hemcinsine olan […]

Hakperest Olmak

Hakperest Olmak Hakperest; Doğruluktan ayrılmayan, doğruluğu ciddi ve samimi seven kişidir. Hakka iman eden ve hak üzere amil olandır. Hakperest kişi, doğruluk ve haktan taviz vermez, doğruluktan ayrılmaz, hak ve hakîkati ciddî mânâda sever. Hakperest olan, hak ve bâtılı birbirinden tefrik eder. Fıtraten hakka taraftardır ve hakka hizmet etmekten zevk ve şevk alır. Ey Hakka […]

Meslek ve meşreplerin hakka istinadı

Meslek ve meşreplerin hakka istinadı İslâm’a hizmet dâvâ eden meslek ve meşrepleri ta’rîf ederken ikiye ayırabiliriz. Bediüzzaman Hazretleri de meslekleri ‘müsbet ve menfî ‘ olarak ikiye ayırmıştır. “Meslekler, mezhepler ne kadar batıl da olsalar, içinde ukde-i hayatiyesi hükmünde bir hak, bir hakîkat bulunur. Eğer âsârına ve neticelerine hükmeden hak ve hakîkat ise ve menfî cihetleri […]