“Velveleye vermemek lâzım!”

Bediüzzaman, ‘velveleye vermemek’ meselesini bir meşveret cümlesi içinde istimal ediyor. Velvele; gürültü, patırtı, yaygara olarak bilinir. ‘Velveleye vermek’ ise ortalığı gereksiz telâşa ve heyecana düşürmektir. Hâlbuki insan, ihtiyâtla, telâşsız, velveleye vermeden hareket etmelidir. Teennî, sabır ve itidâl-i dem bir mü’minin en mümeyyiz sıfatları olmalıdır. Risale-i Nur hizmetlerinin devamı şahsa değil, şahs-ı mânevîye bağlıdır. Şahs-ı mânevîyi […]

Taassub, tadlil-i gayr, safsata

“Müyûlât [meyiller] muhtelife olduklarından, taraftarlık hissi, herşeye parmak vurmakla ihtilâfatla ihtilâl çıkarıldığından, hakîkat ise kaçıp gizlenirdi. Hem de istibdad-ı hissiyatın[hislerin baskısı ve tahakkümünün] seyyielerindendir ki: Mesalik[meslekler] ve mezahibi[mezhepleri] ikâme edecek, gâliben taassup veya tadlil-i gayr veya safsata idi. Hâlbuki üçü de nazar-ı şeriatta mezmum [zemmedilen, aşağılanan] ve uhuvvet-i İslâmiyeye ve nisbet-i hemcinsiyeye [insanın hemcinsine olan […]