Kâinatı Elinde Tutamayan

 
Kâinatı Elinde Tutamayan, Zerreyi Halkedemez

Tesbih gibi nazmeyleyip kaldıracak; arzımızı, şümûsu, nücumu, hasra gelmez
Şu fezânın başına hem sinesine takacak öyle kuvvetli ele bir kimse mâlik olmasa
Dünyada hiçbir şeyde dâva-yı halk edip, iddia-yı îcad edemez.(Lemaat)
Kâinat ve zerre.Zerre kimin ise kâinat da onundur.Zerreye kim sahip oluyor, onu harekete geçiriyor ve emrine itaat ettiriyorsa kâinata da O hükmediyordur. Çünkü o zerre bütün kâinatın teşekkülünde istihdâm ediliyor.Her yeri biliyor ve görüyor ve her şeye sözü geçiyor gibi bir vaziyet alıyor.Öyleyse zerreye hâkim olamayan kâinata da hâkim olamaz ve sahiplenemez.

O halde kâinata hükmedemeyen ve kâinatı elinde tutamayan hakîkaten zerreye hâkim olamaz ve zerreyi halk edemez.

Demek kâinatı tesbih gibi çeviremiyen,arzımızı,güneşleri evirip çeviremeyen zerreye ilişemez ve onu halketmeye gücü yetmez.Büyüğe gücü yetmeyen küçükte de sahiplik dâvâ edemez.Çünkü büyükte işleyen de o küçük zerredir.

Zerre Allah’ın kudret kaleminin mürekkebi mesâbesindedir.Allah dahâ önceden nazarî kaderle takdir ve tayin etmiş olduğu eşyayı bedihî hale geçirirken zerreleri istihdâm ederek eşyayı yaratmaktadır.Her bir zerre kudretten aldığı emirle her eşyada gideceği ve duracağı yeri bilircesine hareket etmekte ve yerinden başka yere zerre kadar tecavüz etmemektedir.Demek ki zerre emirber nefer gibi kudretten gelen evâmir-i tekviniyeye uymakta ve boyun eymektedir.

O halde kâinata tasarruf edemeyen zerreye söz geçiremez, geçirmeye kalksa bütün zerreler lisân-ı halleriyle dile gelerek Allah’tan başka ona sahip olmak isteyenleri tekzip edeceklerdir.

Bâkî ÇİMİÇ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.