Ayet-i kerimede Rabbimiz“Allah göklerin ve yerin nurudur (Onları varlık nuruna kavuşturandır.)”[1]diye ifade eder. Peygamber Efendimiz(asm) da “Allah’ın ilk yarattığı şey benim nurumdur.”[2] buyurur. Ezelde Allah vardı, başka bir şey yoktu. Cenab-ı Hak ezelde mahlûkat için irâde-i hayr diledi. Mahlûkatı vücuda getirdi. Nur’u Muhammedî kâinatın çekirdeğidir. Nur’u Muhammedî yaratıldığında bizim de temelimiz atıldı. Bütün kâinat, bütün zamanlarıyla […]
Etiket: kainat
İnsan, aziz bir misafirdir
İnsan, aziz bir misafirdir İnsan, Hâlık-ı Kâinatın kıymetli bir memuru ve şerefli bir misâfiridir. Hem de aziz bir misâfirdir. İnsanın azizliği, ona ikrâm edilen nimetlerden, en azından yediklerinden ve sofrasından bellidir. Koyun ot yiyor, sen; koyunun sütünü içiyorsun, etini yiyorsun. Tavuk, çöplükte eşiniyor ve öyle besleniyor. O mısır ve darı yiyor. Biz ise tavuğun etini […]
Mevcûdât
Mevcûdât, Esmâ-i Hüsnâ’nın tecellîyatını izhâr, ifhâm, îzâh için bir takım İlâhî mektûblardır ki, içlerinde yazılı deliler, bürhanlar, harikâlar mû’cize-i kudrettir. Her biri birer vazîfe-i âliye ile muvazzaf birer me’mûr-u Rabbânîdir. Sultân-ı Ezel ve Ebed’in râiyeti hükmündedir. Mektûb-u Samedânî ve birer âyine-i esmâ-i Rabbâniyedir. Esmânın kudsî cemâllerini irâe eden âyinelerdir. Esmânın güzel nakışlarını gösteren levhâlardır. Esmânın […]
Risâle-i Nur’da Kâinat
Feyzinur Kâinat, kitâb-ı kebîr ve insân-ı ekberdir Kâinat; kısaca bütün âlemler, varlıklar, evren olarak bilinir. Görülebilen ve hissedilebilen maddi âlemin tamamına verilen bir unvan ve isimdir. Şu içinde yaşadığımız arz, sema, yıldızlar, galaksiler kâinat tarifinin içinde sayılır. Beş zahiri duyumuzla algılayabildiğimiz bütün maddî âlemler kâinat kapsamındadır. Bizler de Bediüzzaman Hazretleri’nin Risale-i Nur’da tarifini yaptığı kâinat […]