Bediüzzaman’ın Van’a Gönderilme Teşebbüsü

Çeşitli vesîkalardan ve Zabtiye Nâzırı ile muhâvereden anlaşılacağı gibi; Mâbeyn, onun(Bediüzzaman’ın) Dersaâdet’de bulunmasından fevkal’âde rahatsızdır. Ne bahâsına olursa olsun Van’a gönderilmeye çalışılmaktadır. Zaptiye Nâzırı Ahmed Şefik Paşa[1] duruma bizzat mübâşeret eder. Aralarında bir muhâvere geçer.

Bediüzzamân’ın İstanbul’dan Van’a dönmesi için İkinci Meşrûtiyetin îlânından 17-18 gün önce Yıldız’dan İrâde çıkartılır:

Padişah’tan harcırah için talep;

Yıldız Sarây-ı Hümâyûnu Başkitâbet Dâiresi: 3425. Van’dan Dersaâdet’e gelmiş olan Sa‘îd Efendi’ye Van’a avdet etmek üzere harcırah olarak ikibin kuruş i’tâsı şeref-sudûr buyurulan irâde-i seniyye-i cenâb-ı hilâfet-penâhî iktizây-ı âlîsinden olmağla ol bâbda emr ü fermân hazret-i veliyyül emrindir.  Serkâtibi-i Hazret-i Şehriyârî Tahsin27 Ca 1326 / 23 Haziran 1324 [6 Temmuz 1908][2]

Bu harcırah talebinden sonra Makāmât harekete geçer. Muharrerât hızlanır.  İrâdenin südûrundan 13 gün sonra, (İkinci Meşrûtiyet’in i‘lânına 4-5 gün kala) Van Vâliliği’ne âcilen cevaplandırılması kaydıyle bir yazı çıkartılır.

Bediüzzaman’ın İstanbul’dan Van’a dönüşüne dair belgenin iki farklı nüshası


1.Nüsha: Dahiliye Nezareti Mektubî Kalemi nüshası    

2.Nüsha: Komisyon-ı Mahsus Müsevvedâtı nüshası (BOA., ZB., 620/31,21)

Komisyon-ı Mahsus Müsevvedâtı.

Van Vilâyet-i Aliyyesi’ne, Fuzalâdan ve hüsn-i hâl ashâbından olduğu 21 Mayıs 1324 [3 Hazîran 1908] târihli telgrafnâme-i vâlâlarında iş’ar buyurulan Bitlisli Molla Sa‘îd oraya avdet etmek üzere [olup]dir. Ancak kendisinden buraca meşhûd olan bazı etvâr ve evzâ’ oraca beyn’el-aşâir teferrüd-i dâ’iyesine kalkışmak veya bir mefsedet ikâ’ etmek şüphesi tevlid etmekte olduğundan öyle bir hâl ve harekete tesaddî etmesi me’mul ve kābil olup olmadığının bâlâ taraf mulâhazasıyla âcilen iş’ar buyurulması bâbında.   6 Temmuz 1324/19 Temmuz 1908”[3]

Bütün baskılara, tehditlere, uğraşmalara, rüşvetlere rağmen Van’a gönderilme işi akîm kalır. Takdîr, tedbîri bozar. Ve serbest bırakılır. Üstâd’ın tımarhâne ve tevkifhâneye hangi târihlerde alındığını, ne kadar tutulduğunu bilemiyoruz. Adulkadir Badıllı, Üstâd’ın Şekerci Hanı’nda kaldığı süreyi bir ay, tımarhâne ve tarassuthâne süresini iki buçuk ay kadar tahmin etmektedir.[4]

Hürriyet’ten hemen önce mi, yoksa Hürriyet’in îlânıyla mı serbest bırakıldığını gösteren bir belgeye de henüz ulaşılmış değil. Araştırmacılar, tahmîne dayalı kanâatler belirtiyorlar. Abdülkadir Badıllı, “… herhâlde Bedîüzzamân Hazretleri İkinci Meşrûtiyetin îlânından evvel –ammâ ne kadar evvel?- hapisten tahliye edilmiştir denilebilir.”[5]  derken; Bahaeddin Sağlam,“24 Temmuz 1908’de Meşrutiyet ve Hürriyet îlân edilince İttihadçılar onu serbest bırakır.”[6]  beyânında bulunuyor. 

Bedîüzzamân, hayatında kimseye boyun eğmemiş, karşılıksız hediye kabul etmemiş, maddî ve mânevî her şeyden feragat mesleğine zerre kadar halel vermemiş bir kahramandır. Bereketli ömründeki sayısız şeref levhalarından bir nümûne, bir Bedîüzzamân gerçeği de Mabeyn’in Van’a dönmesi karşılığında kendisine verilmek istenen harcırâhı kabûl etmemesidir. Kabûl etmediğinin belgesi aşağıdadır:

Bediüzzaman’ın harcırahı reddi;

“Mektûbî Kalemine Mahsûs-16 Ağustos 1324-Evrak Müdiri Beyin tebliği,Evrak sıra numarası 485,Dosya numarası 3406

Dâhiliyye Nezâret-i Celîlesine, Van ulemâsından olub Dersaâdet’te bulunan Molla Sa‘îd Efendi’nin memleketine avdet etmesi içün harcırâh olmak ve kendisine verilmek üzere bâ-irâde-i seniyye-i hazret-i pâdişâhî ihsân buyurulmasıyla makām-ı nezâret-i celîlelerine irsâl kılınmış olan ikibin kuruşu mumâileyh Molla Saîd Efendi kabûlden istinkâf eylemesine binâen meblağ-ı mezbûr me’mûra tevdîan nezâret-i Celîleleri veznesine iâde edildiğine nezâret-i âcizi evrâk müdürlüğüne evvelce bunun içün verilmiş olan makbûz-i ilmuhaberin irsâli husûsunda.” 16 Ağustos 1324 [29 Ağustos 1908]”[7]

Abdülbâkî Çimiç

bkicimic@hotmail.com


[1]Ahmed Şefik Paşa (Gürânîzâde/Halepli): ?-1909: Zaptiye Nâzırı (Kasım 1896- Temmuz 1908).

[2]R. Balcı; Arşiv Belgeleri Bediüzzaman’ı Doğruluyor. (http://www.risalehaber.com/author_article_print.php?id=6476)

[3] BOA., ZB., 620/31,21: Selim Sönmez; Bediüzzaman Said Nursi’nin İlk İstanbul Hayatına Dair Bazı Belgeler, Köprü Dergisi, Bahar 2004, sayı 86, s.82.

[4] Abdülkadir Badıllı; Bedîüzzaman Saîd-i Nursî, Mufassal Târihçe-i Hayâtı, İttihad Yayıncılık-1998, s.185.

[5] Abdülkadir Badıllı; Bedîüzzaman Saîd-i Nursî, Mufassal Târihçe-i Hayâtı, İttihad Yayıncılık-1998, s.198.

[6] Bahaeddin Sağlam; Nutuk ve Makaleler (1908-1920), Bediüzzaman Said Nursî, Şerh ve İzahlar, 2014, s.20.

[7] BOA., ZB., Nr.325/115:  Selim Sönmez; Bediüzzaman Said Nursi’nin İlk İstanbul Hayatına Dair Bazı Belgeler, Köprü Dergisi, Bahar 2004, Sayı 86, s.83

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir